her ne kadar 2 saatlik sinema filmine sığabilecek konuyu 6 ayda anlatan zırva diziler gibi tanıtılıp, kitlelere ulaşamasalar da son yıllarda ülkemizde sahne almaya gelen birçok değerli yabancı sanatçı var.
yakın zamanda gittiklerimden birkaç örnek vereyim;
Uriah Heep - 22 Mayıs 2004, Parkorman
Deep Purple - 23 Temmuz 2005, Parkorman
Guns N' Roses - 12 Temmuz 2006, Kuruçeşme
Roger Waters - 20 Haziran 2006, Kuruçeşme
bu yaz ise Travis, Chris de Burgh ve en önemlisi Dire Straits gitaristi, kendi tarzında dünyaca kabulgörmüş başarılı gitarist Mark Knopler ülkemizde konser verecek.
bu isimleri Türkiye'de dinlemek çok memnun edici, ancak üzücü olan birşey var ki ülkemizdeki "müzik" kültürü'nün ne kadar acınası bir hal aldığını gözler önüne seriyor.
O, bu isimlerin ne kadar tanındığı ve dinlendiği!
yorumlarımı paylaşmadan önce herkesin müzik zevkine saygı duyduğumu ve zevklerin tartışılamayacağını kabul ettiğimi belirtmek istiyorum.
zevkler tartışılmaz ama gelişimi kontrol edilebilir bence... nasıl ki damak tadınız ailenize ve yaşadığınız şehire göre şekilleniyor ise kulağınız ve duygularınıza hitap eden müzik zevkiniz de çevrenizden etkileniyor.
benzer şekilde müzik icra eden kişiler de bulundukları ortamdan ve dinledikleri müziklerde etkilenirler. bu tür etileşimlerin ne boyutlara ulaşabileceğini "Rolling Stone" dergisinde okuyabilirsiniz.
sizlere çok belirgin bir örnek vermek istiyorum, bu etkileşimler üzerine...
"redd" adında bir grup var ülkemizde. pop-rock müzik icra ederler. piyasaya çıktıklarında "Pink Floyd dinlemeyi seviyorlar..." diye tanıtıcı yazılar vardı sağda solda...
bu bir kenarda dursun;
insanlar şarkıların sözlerine önem verir genelde. bazı şarkılar vardır hikayeler anlatır, sözün sonu gelmez... bizde çok sevilir böyle şarkılar. gripin'den tut serdar ortaç'a kadar...
birleştirelim;
redd ülkemizde müzik ve sözü biraraya getirip, şarkıda gereken yerde susmayı bilip, müzik için yer açan sayılı gruplardan. peki neden? nasıl başardılar?
onlar da sadece ülkemizdeki pop ve pop-rock şarkılarını dinliyor olsalardı bugünkü müziği icra edemezlerdi, emin olabilirsiniz. sözü kesip müziğe yer veremezlerdi...
kızmayın, dinleyin. daha çok, daha çeşitli dinleyin...
fark edeceksiniz!
müzik dinlemek size, belirli şarkı kalıplarını öğrenmek, nerede söz nerede enstrüman girecek tahmin etmek gibi bazı fikirler kazandırır.
nereye geldik? iyi müzik dinle, iyi müzik yap...
iyi müzik nedir? dinleyin ve keşfedin!
sizlere kesinlikle savunabileceğim görüş budur. çünkü bir dilin kelimelerini öğrenmek gibi, müzik kalıplarını, çeşitlerini öğrenmek de size algı ve analiz etme konusunda büyük beceri kazandıracaktır.
müzik dinlemekten keyif alıyorsanız, kendinizi kalıplara sokmayın... daha çok dinleyin, bakın neyi göreceksiniz...
bol müzikli günler dileği ile...

