Pazartesi, Temmuz 14, 2008

travis?

mekan: parkorman

zorlu bir yolculuk sonunda, alp, ıtır ve zeynep konser alanına varır.

almula beklenir, içeri girilir.

alp ve ıtır wc kuyruğuna girer ve umitsiz bekleyiş başlar. yaklaşık 15dk sonra, ıtır'ın aradaşı sayesinde kuyruktan çıkılır. ancak vaatler boştur, gidilen noktada wc yoktur :)

bu boktan olaylar silsilesi, konserin başladığı ilk 3 dakikaya kadar sürer, ancak mutlu sonlanır.

en güzel görüntü alınacak ve rahat bir noktadan ıtır ve alp konseri izlemeye başlarlar, ancak o da ne? bu boktan heyecan onları arkadaşlarından ayrı düşürmüştür!

arama-kurtarma çalışmaları sonunda 3. şarkı çalarken buluşulur, ve pre-paid yemek olayı için "yiyecek" ve "içecek" ekipleri oluşturulur.

alp ve ıtır mekanın ortasındaki havuzu aşarak arkaya ulaşmak zorundadır, ıtır düşünürken alp bariyerlerin üstünden uçmaya çalışır ve havuza düşen bazı nesneler göze ve kulağa çarpar!

olay yerine gelen görevli;

"abi ne yaptın ya, ortalığın ... na koydun!"

diyerek hislerini paylaşır.

köfte-ekmek eşliğinde konser izlenir.

bu arada hemen yanımızdaki çift dikkatleri üzerine çekmektedir. uzun süredir görüşmeyen, şehvetli aşıklar oldukları belirlenen S.A. ve G.D. mekanı tam anlamıyla verimli kullanarak yakınlaşırlar.

dans, fotoğraf çekimi ve muhabbet aktiviteleri ile sonlanan konserin ardından, ortaköy house cafe'ye gidilir ve cila yapılır.

g.s. üni. önündeki uzun boylu hatunun gögüsleri ise bahsetmeye değerdir.

ıtır'ın yeşil efekt yaratma çabaları boşa gitmesin diye, bir ağacı kucakladığım ve poz verdiğim bildiriliyor.

gecemiz güzeldi, tüm katılımcılara ve travis band'e teşekkür ederük!

geldi ama...

...tat bırakmadan gitti.

kim belirledi böyle "yavan" bir şarkı listesini?

neden mutsuz, heyecansız ve donuk çaldı?

"brothers in arms", "walk of life", "romeo&juliet" ve "sultans of swing" den başka hiç mi şarkı kalmamıştı aklında?

dire straits albümü,
communiqué albümü,

kim bestelemişti bu apayrı müzikleri?

dinlediğiniz zaman, "işte bu mark knopfler'ın gitarı" diyebileceğiniz özgünlükteki müzik neden layık görülmedi, ilk defa konser verilen istanbul'a?

"all the roadrunning" diye şarkılar yazdığın, takılıp kaldığın bu country havaları seni de bizi de açmadı.

diyorum kendi kendime, herhalde doydu artık böyle güzel müzik üretmeye, başka şekiller deniyor...

denesin,

keyif yok.